Paleolitik Çağ

1. ESKİ ANADOLU UYGARLIKLARI 1. 1. Paleolitik Çağ (Eski Taş Çağı / Yontma Taş Çağı) Anahtar Kelime: İnsanlık tarihinin başlangıcı, avcılık, toplayıcılık, konar-göçer yaşam, alet üretimi. Paleolitik kavramı, 1865 yılında J. Lubbock tarafından Eski Taş Çağ’ını ifade etmek için ortaya atılmıştır. Paleolitik Çağ, insanlık tarihinin ilk basamağını oluşturmasının yanı sıra, bu tarihi sürecin %99’undan daha uzun bir bölümünü kapsamaktadır. Günümüzden yaklaşık 2.5 milyon yıl önce, insanın Afrika kıtasında ilk aleti üretmesiyle başlamış, yine Yakındoğu’da günümüzden yaklaşık 20 bin, Avrupa’da ise 10 bin yıl önce sona ermiştir. Üretim öncesi evreleri temsil eden Paleolitik uygarlıklar, üretim sonrası yerleşik yaşamın ürünü olan uygarlıkların aksine, belirli bir coğrafya ile sınırlandırılamazlar. Zira bu uygarlıklar dünya genelinde yer yer yayılmış olup, benzer özelikler sergilemektedirler. Paleolitik kültürler, IV. jeolojik zamanın ilk ve en eski evresi olan pleistosen boyunca gelişmişlerdir. Bu evrede dünya dört büyük buzullaşmaya sahne olmuştur. Buzullar kuzey yarım kürenin orta enlemlerine kadar yayılmışlardır. Buna karşılık Afrika kıtası gibi Anadolu da bu buzul takkesinin uzağında kalmış, dolayısıyla yaşama elverişli koşulları sunmuştur. Paleolitik insanlar, tükettikleri besinleri üretmeyi bilmiyorlar, ancak Doğa’nın kendilerine sunduğu yabani hayvansal ve bitkisel kaynaklarla yetinerek avcı-toplayıcı bir ekonomik modelle yaşamlarını sürdürüyorlardı. Avladıkları su aygırı, gergedan, fil gibi kalın derili memelileri av alanlarına yakın yerlerde parçalıyorlardı. Buralar kasaplık işlemlerinin gerçekleştirildiği “et parçalama atölyeleri” idi. Paleolitik insanlar, iklim dolayısıyla çevre koşullarındaki değişimlere paralel olarak yeni besin kaynakları aramak ve av hayvanlarını izlemek üzere küçük gruplar halinde yer değiştiriyorlardı. Bu yer değiştirmeleri, onların yaşamlarını biçimlendiriyordu. Göç sırasında doğal sığınakların bulunduğu alanlarda mağara ve kaya altı sığınaklarında barınıyorlar; bunların bulunmadığı alanlarda ise akarsu kıyılarında, yamaçlarda ya da platolarda ağaç dalları, hayvan kemik ve postları gibi geçici maddelerden oluşturdukları basit çatı, çadır ya da kulübelerde konaklıyorlardı. Paleolitik insanlar, av eylemleri ve günlük işlemlerinde kullandıkları silah ve aletleri, yine çevrelerinde buldukları taş, kemik odun gibi hammaddelerden çeşitli yontma ve işleme teknikleriyle üretiyorlardı. Bunlardan özelikle taştan olanlar, inorganik yapıları nedeniyle insanın en kalıcı belgeleri olarak günümüze ulaşabilmişlerdir. Organik yapıları nedeniyle, özellikle odun aletler, birkaç örnek hariç, zaman akımı içinde çürüyüp, yok oluşmuşlardır. Gerek kültürlerin karakteristik çizgileri, gerek değişen çevre koşulları dikkate alınarak Paleolitik, Avrupa için alt, orta, üst Paleolitik; buluntuları Avrupadan 1 milyon yıl daha eskiye inen Afrika için ise arkaik, alt, orta ve üst Paleolitik olmak üzere dört ana evreye ayrılmıştır.

RkJQdWJsaXNoZXIy NzM2ODUz