İzmir’in Ödemiş ilçesinde yer alan ve antik çağlardan beri, birçok medeniyete ev sahipliği yapan Birgi sırasıyla; Frig Uygarlığı (MÖ 750-680), Lydia Uygarlığı (MÖ 680-546), Pers Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun hakimiyeti altında bulunmuştur. Bizans döneminde önceleri kule anlamına gelen Pyrigion adıyla bilinen Birgi, daha sonraları Christoupolis adını almıştır. Kent, Anadolu’da Beylikler döneminde, 13. ve 14. yüzyılda Aydınoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmıştır. 1426 yılında ise kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçmiştir.
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Beldede geleneksel mimari dokuyu en iyi biçimde yansıtan iki mimari yapı; ahşap süsleme ağırlıklı mihrabı ve minberiyle döneminin en başarılı örneklerden biri olan Ulu Cami ile ahşap işçiliği ile dikkat çeken
Çakırağa Konağı’dır.
Aydınoğlu Beyliği’nin kurucu beyi de olan Aydınoğlu Mehmet Bey, beldede 1310 yılında vefat eden ve Sultan Şah ismiyle bilinen kız kardeşi için bir türbe ve Ulu Cami (Camii Kebir) ismiyle bilinen bir cami yaptırmıştır. Yapımı 1312 yılında tamamlanan Birgi Ulu Cami, kare planlı olup yapımında devşirme malzemeler ile kesme ve moloz taş kullanılmıştır. Kuzey ve doğu cephelerinde birer kapısı ve her bir cephesinde ikişer penceresi bulunmakla birlikte ahşap pencere kapaklarında İslam Peygamberi Hazreti Muhammed’in hadisleri yer almaktadır.
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Güneydoğu köşesinde büyükçe bir aslan yontusu yer alan cami, dönemindeki minyatüre karşı İslami yorumlamalarla birlikte değerlendirildiğinde çok dikkat çekici bir özelliğe sahiptir. Genellikle Selçuklu dönemi mimarisinde rastlanan ahşap tavanlı kırma çatı ile örtülü olan caminin, kündekâri tekniği ile yapılan minberi, ustası tarafından yedi yılda tamamlanabilmiştir. Cami, yapılış tarzındaki sadeliği ve ince sütunlarının gösterişten uzak başlıkları ile Anadolu Beylikleri Dönemi'nin yerleşik hayat tarzını benimsemesinin güzel bir göstergesi niteliğindedir.
Birgi’deki sivil mimarlık örneklerinin en ihtişamlısı olan ve 18. yüzyılda ünlü bir deri tüccarı tarafından yaptırılan Çakırağa Konağı ise beldenin öne çıkan mimari yapılarından bir diğeridir. Temeli ve zemin katı moloz taştan olan yapının geriye kalan kısmının tamamı bağdadi tekniği ile ahşaptan yapılmıştır. Cepheleri pencereler ve natürmortlar, bitkisel ve geometrik motifler, ağaçlar, ev, kuyu vb. tasvirlerle ve kalem işi süslemelerle kaplıdır. Yapı, zemin üzerine iki kat halinde ve dış sofalı olarak inşa edilmiş olup zemin kat, müştemilat kısımları ile değerlendirilmiştir.
Batı Anadolu’da kendine has geleneksel mimari dokusunu günümüze kadar koruyabilmiş ender yerleşim yerlerinden biri olan Birgi, kendine has cumbalı evleri ve konaklarıyla, camileriyle, türbeleriyle, hamamlarıyla, medreseleriyle, çeşmeleriyle, külliye ve daha birçok eseri ile beylikler döneminden başlayarak günümüze taşınmış çok sayıda tescilli eseri bir arada barındıran bir müze kent görünümündedir. Tamamı koruma altında olan Birgi’de doğal, arkeolojik ve kentsel sitler birlikte bulunmaktadır.
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Dünya mirası olarak önerilen Birgi Tarihi Kenti, 2012 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır. Birgi ayrıca, 2022 yılında, Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından seçilen, En İyi Turizm Köyü listesine girmiştir.
Kaynak: İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü