Ağuçan Efsanesi - Tunceli
Efsaneler
Ağuçan, zehir içen anlamına gelir. Ağuçan, Hacı Bektaş-ı Veli ile beraber Horasan’dan gelmiş ve Tunceli yöresine yerleşmiş bir pirdir. Kendisiyle ilgili ilk rivayet, Erzincan’da karşılaştığı Tatarlarla ilgilidir. Kendisinin keramet sahibi olduğuna inanmayan Tatarları ikna etmek için kaynayan kazana giren Ağuçan, kazandan sapasağlam çıkmış. Kendisine inanmamaları ve ikinci kez kazana girmesini istemeleri üzerine, bu öneride bulunan Keşişle birlikte girmeyi kabul eder. Etrafdakilerin ısrarı üzerine Keşiş de kazana girer. Kazanın kapağı açıldığında, Ağuçan’ın sapasağlam durduğunu; ancak keşişin yandığını görmüşler. Ne olduğunu sorduklarında, Ağuçan’ın cevabı, “Bize elini verdi, eli sağlam kaldı. Gönlünü verseydi, tümüyle sağlam kalırdı” şeklinde olmuş. Keramet sahibi olduğuna ilişkin söylenti yayılınca Diyarbakır Bey’i, Ağuçan’ı Diyarbakır’a çağırmış. Mevcutlu olarak Diyarbakır’a götürülen Ağuçan’ın yanında kırk da adamı varmış. Burada Dönemin Diyarbakır Beyi, Ağuçan’ı tutuklatıp zehir içirmiş. Rivayet edilir ki, Ağuçan’ın içtiği zehir, parmağından bal olarak tabağa akmış. Bir başka efsaneye göre, Sultan 3. Murat, keramet sahibi olduğu söylenen pirleri denemek isterken asıl adı Seyyit Mençe olan Ağuçan’a rastlar. Ağuçan’ın içtiği zehrin parmaklarından süt olarak aktığını gören Sultan 3. Murat, kendisini ödüllendirir. Ağuçan, tabağa akıttığı balı, o an orada bulunan yaşlı bir adama yedirmiş. Yaşlı adam, o an orada genç bir insana dönüşmüş. Bu mucizeyi gören Diyarbakır Bey’i Ağuçan’ı serbest bırakmış. Türbesi, Hozat’ın Karabakır (Bargini) Köyü’ndedir. İçinde üç tane mezar bulunan iki odalı türbede eşi Elif ve oğlu Seyyit ile birliktedir. Türbeye, ziyaret kabul edilmektedir.
Kaynak: Tunceli Valiliği - Bir Tutam Tunceli,2012
Görüntülenme Sayısı :
83
Eklenme Tarihi :
20 Ocak 2026 Salı
Güncellenme Tarihi :
20 Ocak 2026 Salı