­

Genel Bilgiler

Nüfus
Yüzölçümü
Rakım
Plaka Kodu
Telefon Kodu

Urfa, eski çağlardan beri doğu ile batının buluşma noktalarının en hareketlisi ve en önemlisi olmuştur. Doğu ile batı dünyasını kültür ve ticaret bakımından birbirine bağlayan eski ve önemli yollar sisteminin bir düğüm noktası oluşu, bütün bu bölgede çok eskiden beri parlak bir medeniyet seviyesine ulaşmış kentlerin kurulmasını hazırlamıştır. Harran, Urfa, Suruç, Birecik, Samsat ve Rakka gibi, ne zaman kuruldukları bilinmeyen kentleriyle dünya medeniyetinin  en eski ve büyük merkezlerden birini oluşturan bölgemizin eski çağlardaki ticari ve askeri ulaşımını sağlayan yollar: Güneydoğudan kuzeybatıya doğru, Zagros Dağları'nın eteklerini izleyerek, Dicle boyunca uzanan ve Yeni Assur döneminde Kral Yolu adını taşıyan ana yol; Güney Mezopotamya’dan Dicle’yi izleyerek gelip, Musul yoluyla Sincar’a, Nisibis’e (Nusaybin) ve Râ’s el-Ayn üzerinden Harran ovasına, buradan da Fırat’ı Karkamış’ta aşarak kuzeybatı ve güneybatıya ayrılmaktaydı

 

 

Bu yazımızda, M.Ö. XXV. yüzyıldan başlayarak, çivi yazılı kaynaklar göz önünde bulundurulmak suretiyle Urfa'nın yaklaşık 4500 yıllık yazılı bir tarihi özetlenmiştir. Göbekli Tepe hakkındaki geniş bilgi, kitabın Mimari bölümünde verilmiştir.

EBLA KRALLIĞI DÖNEMİ (M.Ö. XXV. yy.)

Bu dönemde Urfa’nın durumunu veya adını şimdilik bilemiyoruz. Bununla birlikte tabletlere göre, Kuzey Suriye’de  geniş ve işlek bir ticaret ağı bulunuyordu. Ancak bölgenin en eski tarihi dönemine ait elimizdeki bilgiler şimdilik çok azdır.

 

Akkad Krallığı, İran’ın batısındaki Zagros Dağları’nda devlet kuran Gutiler’in istilâsı ile başlayan savaşlar neticesinde yaklaşık M.Ö. 2150 yılında tarihe karışır.

Eski Babil Krallığı'nın ünlü Kralı Hammurabi'nin (saltanatı M.Ö. 1728-1686), Mari (Tell Hariri, Suriye’de Fırat üzerinde) bölgesiyle Assur ili de dahil olmak üzere, bütün Subartu’yu, Elam’ı ve civardaki bütün ülkeleri zaptettiği bu başarısının kendisine, “Sümer-Akkad Kralı, Dört iklim Hükümdârı ve Cihan imparatoru“ gibi ünvanları kazandırdığı bilinir. Maalesef bu döneme ait bilgilerimiz de çok azdır.

M.Ö. 1800 yıllarında başkent Hattuşaş (Boğazköy) olmak üzere Anadolu’da bir devlet kuran Hititler, ekonomik güçlerini arttırmak ve daha geniş topraklara sahip olmak amacıyla Kuzey Suriye’ye seferler düzenlemişler. Ancak daha çok Hatay bölgesine yapılan bu seferlerde bölge ahalisi Hurriler’le karşılaşmamışlardır. Hitit Kralı i.Hattuşili (saltanatı M.Ö. 1660-1630) Kuzey Suriye’ye yönelik son askeri harekâtı esnasında Kargamış ve Halpa'yı (Halep) ele geçirmeye çalışırken, Hurriler’in adı geçen kentleri savunma yönünden desteklemesi sonucu başarısızlığa uğrayarak, geri çekilmek zorunda kalır. Bu başarısızlığın sebebi; Hurriler’in sahip olduğu atlı arabalardır. Henüz savaşlarda atlı araba kullanmayan civardaki topluluklar, Hurriler’in atlarla süratli bir şekilde hücumları karşısında oldukça şaşırırlar.

 

 

 

 

Kadınlara mahsus olan bir hamama erkeklerin girebilmesi hiçbir din ve mezhebin kabul edemeyeceği ef'alden olmak cihetle kat'iyyen gayr-ı caiz olmakla beraber beyne'l-halal bir hadise-i müessifeyi mucip olabilmesi  mütehammil  olduğundan eşkal ve kıyafetleri mezkur zabıtnamede musarih olan mezur Fransız neferleri hakkında icap eden muamele-i enbitahiyenin tasrihi icrasiyle beraber adem tekerrürü esbabının istikmalini ehemmiyetle temenni olunur efendim."      



TBMM TARAFINDAN URFA'YA "ŞANLI" ÜNVANININ VERİLMESİ :Urfa milletvekili Osman Doğan ve 17 arkadaşının, Kurtuluş Savaşında gösterdiği kahramanlıktan dolayı Urfa ili adının "Şanlıurfa" olarak değiştirilmesine ilişkin kanun teklifi TBMM tarafından 12.6.1984 tarihinde kabul edilerek kanunlaşmıştır.

Urfa ilinin adının Şanlıurfa olarak değiştirilmesi hakkındaki 3020 sayılı kanun 22 Haziran 1984 tarih 18439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kaynak: Şanlıurfa Valiliği

 

...Devamını Oku
Matematik Konum
Enlem
Boylam
Özel Konum
ŞANLIURFA Coğrafi Durum: Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan Şanlıurfa, 37 49' 12"- 40 10' 00" doğu meridyeni ile 36 41" 28"- 37 57' 50" kuzey paralelleri arasında yer alır. Mezopotamyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Urfa, gerek akarsulara yakınlığı, gerekse ticaret yolları üzerinde olması sebebiyle tarih boyunca stratejik önemini korumuştur. Şanlıurfa, bugün de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP’ın merkezinde yer almaktadır. Batısında Gaziantep, kuzeybatısında Adıyaman, kuzeydoğusunda Diyarbakır, doğusunda Mardin, güneyinde Suriye ile çevrilidir. İlin yüzölçümü 18.765 km²’dir. Türkiye yüzölçümü büyüklük sıralamasında7.sırada yer almaktadır. İlin merkez rakımı 518’dir. Geniş ova ve düzlüklere sahip olan arazisinin; %60.4’ü plato, %22’si dağlık, %16.3’ü ova ve %1.3’ü yayla karakteri arz etmektedir. Harran, Suruç ve Viranşehir ovaları ilin güneyinde yer almaktadır. Karacadağ 1.938 metre rakımı ile ilin en yüksek noktasıdır. Önemli akarsuyu, Adıyaman ve Gaziantep illeri ile sınırı oluşturan Fırat Nehri’dir. İlin batı ve kuzeybatısında Karkamış, Birecik ve Atatürk Baraj gölleri bulunmaktadır. Atatürk Barajı ile oluşturulan göl ülkemizin 3. büyük gölüdür. Karasal iklim özelliklerine sahip olan ilde, 1950-2014 yılları arasında ortalama yağış miktarı 459.4 kg/m²’dir. 1950-2014 arasında ortalama sıcaklık değeri 18,3’tür. Şanlıurfa’da, 1950-2014 yılları arasında en yüksek sıcaklık 2000 yılı temmuz ayında 46.8°C, en düşük sıcaklık 1950 yılı şubat ayında -11.4 olarak ölçülmüştür. (Kaynak: Meteoroloji Gen.Müd.)
...Devamını Oku
Yeryüzü Şekilleri
Adı Tür Özellikler
ARAT DAĞLARI Dağ Birecik, Suruç Şosesi bu dağın eteğini izlemektedir. Kıvrımlı bir yapıya sahip olup yumuşak kalkerden oluşmuştur.
GERMUŞ DAĞLARI Dağ Merkez ilçenin topraklarını kuzeyden engebelendirmektedir. Güney eteklerinde çıkan akarsu kaynakları yakınında Germuş köyü kurulmuştur.
HALFETİ OVASI Ova Fırat nehri kenarında olan Halfeti ovası yer yer tepelerle çevrilidir. Bu ovaların dışında Şanlıurfa il sınırlarında kalan Bozova ve Hilvan ovaları da önemlidir.
HARRAN OVASI Ova Ortalama yüksekliği 375m’dir. İlin en elçak ovasıdır. Doğusunda Viranşehir Ovası, batısında Suruç ovası yer alır. Toprakları kırmızı renktedir. Demiroksit, toprağa bu rengi vermiştir. Yıkanmış toprak
KARACADAĞ Dağ Sönmüş bir volkanik dağdır. Yapısı bazalttır bu dağ, çevresinin su kaynakları beslemektedir. Siverek ve Diyarbakır sınırı arasındadır. 1919m yüksekliğindedir.
NEMRUT DAĞLARI Dağ Şanlıurfa’nın güneyinde yer alır. Tilki dağları da denir. Çevresine göre oldukça yüksek bir tepenin zirvesinde, sarp, geniş, düz bir kayalıktır. Burasına Nemrut Tahtı da denir. Yapısı kalkerdir.
SURUÇ OVASI Ova 700 km2dir. Alüvyon karakteri gösterir. Tıpkı Harran ovası gibi rengi kırmızıdır. Toprak tabakasının kalınlığı 50 – 100 cm . arasında değişir. Verimli ovalardan biridir.
SUSUZ DAĞLARI Dağ Tektek dağlarının kuzey batısında yer alır. En yüksek noktası 817 m’dir. Çok susuz bir dağdır.
ŞEBEKE DAĞLARI Dağ 750 m yüksekliğinde, Suruç Şosesi üzerinde dir. Oldukça yüksek görünümlüdür. Şebeke deresi ve tarihi bir deresi olan Şebeke Köprüsü daha aşağılarda kalmaktadır. Kalkerli bir yapıya sahiptir.
TAKIRTUKUR DAĞLARI Dağ Karacadağ’ın batısında yer alır. Kalkerli bir yapıya sahiptir.
TEKTEK DAĞLARI Dağ 801m yüksekliğinde olan Tektek dağları, Harran’la Viranşehir ovaları arasında kuzeyden güneye doğru uzanan kıvrımlı bir özellik taşımaktadır.
VİRANŞHİR OVASI Ova 1200 km alanlı bu ova dalgalı ve engebeli bir görünüm gösterir. Temelinde kalker vardır.
YILANLI DAĞ Dağ Takırtukur dağlarının batısında yer almaktadır. Viranşehir’in güneydoğusunda Karatepe dağ sırası ile Kepezli dağları bulunmaktadır.
    İklim
    İklim

       Urfa’nın İklimi:

    Urfa ilinde Güneydoğu Anadolu bölgesinin kara iklimi egemendir.Kışlar olduça soğuk ve sürekli, yazlar çok sıcak ve kurak geçer.Fazla olmayan yağışlar Karakaya Baraj gölü,Atatürk Baraj gölü sayesinde artmaya başlamıştır.Urfa meteroloji istasyonu verilerine göre en soğuk ayda ortalama ısı 5 derece, en sıcak ayda ortalama ısı 31 derecedir.Şimdiye dek görünen en düşük ve en yüksek ısılar -12 ve +47 derece olmuştur. Sıcaklığın 30 derecenin üstüne çıktığı günlerin ortalama sayısı 236 Sıfırın altına düştüğü ortalama günlerin sayısı 125 tir.Yıllık ortalama yağış miktarı 867.5 mm tür.

    YAĞIŞLARIN MEVSİMLERE GÖRE DAĞILIMI;

        KIŞ MEVSİMİ:  %56 mm
        İLKBAHAR: %30 mm
        SONBAHAR: %13 mm
        YAZ:  %1 mm

    SANLIURFA Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
      Uzun Yıllar İçinde Gerçekleşen Ortalama Değerler (1960 - 2012)
    Ortalama Sıcaklık (°C) 5.6 6.9 10.9 16.1 22.2 28.2 31.9 31.2 26.8 20.2 12.7 7.5
    Ortalama En Yüksek Sıcaklık (°C) 10.0 11.8 16.5 22.2 28.6 34.6 38.7 38.2 33.8 26.9 18.5 12.0
    Ortalama En Düşük Sıcaklık (°C) 2.3 2.9 6.2 10.5 15.6 20.8 24.4 24.0 20.1 14.8 8.4 4.1
    Ortalama Güneşlenme Süresi (saat) 4.0 5.6 6.2 7.4 10.1 12.2 12.3 11.3 10.1 7.5 5.5 4.0
    Ortalama Yağışlı Gün Sayısı 12.4 11.3 10.9 9.8 6.5 1.5 0.3 0.2 0.9 5.3 8.1 11.2
    Aylık Toplam Yağış Miktarı Ortalaması (kg/m2) 86.5 71.2 64.3 48.0 28.3 3.4 0.7 0.9 2.9 27.4 46.6 78.8
      Uzun Yıllar İçinde Gerçekleşen En Yüksek ve En Düşük Değerler (1960 - 2012)*
    En Yüksek Sıcaklık (°C) 21.6 22.7 29.5 36.4 40.0 44.0 46.8 44.8 42.0 37.0 29.4 26.0
    En Düşük Sıcaklık (°C) -8.0 -9.6 -7.3 -3.2 6.0 10.0 16.0 16.0 11.2 2.5 -2.7 -6.4

    Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü[18

    ...Devamını Oku
    Bitki Örtüsü

    Urfa’da Bitki Örtüsü:

    Şanlıurfa ilinde yağışların azlığı, yazların çok uzun ve kurak geçmesi toprak yapısının su tutmaya elverişli olmaması, doğal bitki örtüsünün çok cılız kalmasına neden olmuştur.Yer yer çalı kümelerine, su boylarında da seyrek kavaklara rastlanılmakdadır.Kış aylarında yeşillenen düzlükler yaz sıcaklarının başlamasıyla hemen bozkıra döner,otsu bitkiler kurur.Urfa ili Türkiye`nin orman bakımından en yoksul ilidir.İl sınırları içinde belli başlı orman yoktur.Gap ve Atatürk Barajı'nın etkisiyle Urfa ve çevresinde ağaçlandırmalar başlanmış olup bir müddet sonra ormanına kavuşacaktır.

    ...Devamını Oku
    Ortalama Sıcaklık Nem
    M.Ö. IX. yüzyı l ortalarında Asur hâkimiyetinde olan yöre, M.Ö. 610'da Medler'in ve Perslerin eline geçmiştir. Büyük İskender'in M.Ö.331 yılındaki Asya Seferi'nde Makedonya Krallığı'na katılmış ve İslam dönemine kadar sırayla Seleukoslar, Edessa Krallığı, Romalılar, Bizanslılar ve Sasaniler arasında el değiştirmiştir. 640 yılında Şam ordusunun, 661 yılında ise Emeviler'in eline geçti. Emeviler'in ortadan kaldırılmasından sonra Abbâsi hakimiyetine geçen yöre, 1087'de Selçuklular tarafından fethedilmiştir. 1144 yılında Urfa'nın Zenginler tarafından fethedilmesi ile Musul Atabeyliği'ne bağlanan yöre, daha sonra Eyyubilerle Anadolu Selçukluları arasında paylaşılmıştır. 1244 yılında Tatarlar, 1260'da ise Moğollar tarafından tahrip edilen ilçe, Türkiye-Suriye sınırı çizilmeden önce Tell Ebyad (Beyaz Tepe) olarak biliniyordu. 1921'de sınır tespitinden sonra Akçakale olarak tanındı ve 1946 yılında ilçe haline getirilmiştir. 1 Bucağı ve 73 köyü vardır. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre nüfusu 38.088 'dir.
    ...Devamını Oku
    BİRECİK İLÇESİ Yakın doğu'nun büyük ticari yollarının kavşağında, Fırat Nehri kıyısında güzel bir ilçemiz olan Birecik'e, Arap kavimleri Bireh, Türkler ise küçük kale anlamında Birecik demişlerdir. 1894 yılında yapılan araştırmalarda şehrin kuzey kesimini Paleolitik (Eski Taş devri) döneminden beri insanların gelip konakladığı bir bölge olduğu anlaşılmıştır. Sırasıyla Hurri-Mitanniler, Hititler, Asurlular, Makedonyalılar ve Seleukoslar hâkimiyetlerini gören ilçe, Müslüman Arapların eline geçinceye kadar, M.S. I. yüzyılda Romalılar ile Bizanslılar arasında el değiştirmiştir. 1099 yılında Fransız Kontluğu'nun eline geçmiştir. Daha sonra Zengiler, Artukoğulları arasında el değiştiren şehir, XIII. yüzyılda Moğol istilasına uğramıştır. XV. asrın sonlarına doğru Memlukler'in eline geçtikten sonra dışkale ve surlar inşa edilmiştir. Birecik, Yavuz Sultan Selim tarafı ndan 1515 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. I.Dünya Savaşı sırasında Birecik'te Almanlar tarafından birçok kışla ve askeri tesisler kurulmuştur. Savaştan sonra İngilizler tarafından işgal edilen Birecik, sonradan Fransızların işgaline bırakılmıştır. 10 Temmuz 1920 tarihinde kurtuluşunu sağlayarak hürriyetine kavuşmuştur.1923 yı lında ilçe olmuştur. İl merkezinin 90 km . batısında bulunmaktadır. 1 Bucağı, Ayran ve Mezra isimli 2 kasabası, 63 köyü ve 89 mezrası vardır. 2000 yılı sayımına göre, nüfusu 43.587'dir.
    ...Devamını Oku
    Son yıllarda yapılan arkeolojik kazılarda ele geçen buluntular, ilçe ve civarının Paleolitik ve Neolitik Çağ'dan beri yerleşim bölgesi olduğunu göstermiştir. Yöredeki Lidar ve Kurban Höyükleri Bozova'nın Tunç Çağı'nda da (M.Ö.5000-3000) bir yerleşme merkezi olduğunu meydana çıkarmıştır. Halep, Samsat ve Malatya yolu üzerinde kurulan ilçe, ta ş ı dığı ticari önemden dolayı çeşitli kavimlerin istilâsına uğramıştır. Asurluları n Asurinai, Romalılar ve Ermenilerin Tormenapa, Arapların ise Tell-Hüvek adını verdikleri ilçe 1326'ya kadar Araplar, yerli Ermeni prensleri ve Mardin Artukluları arasında el değiştirmiştir. 1389'da Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılan Bozova'da Timur döneminde bir yönetim karmaşası yaşandıktan sonra 1526'da Osmanlıların eline geçmiştir. Türkmenler tarafı ndan Yaylak, Osmanlılar tarafından ise Bozâbâd olarak adlandırılmış ve son olarak Bozova adı ile ilçe statüsünü kazanmıştır. 2 Bucağı , 79 köyü ve 99 mezrası vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 33.086'dır.
    ...Devamını Oku
    Ceylanpınar
    ...Devamını Oku
    M.Ö. XV. yüzyı lda Mitanni Krallığı'na bağlı olan yöre, daha sonra Asurluların eline geçince " Ri ş Ayna " olarak çağ rılmış ve bu isim Süryanice'ye Reş Ayna olarak geçmiştir. Bu isim daha sonra Arapça'ya Ra's el-Ayn (Kaynakbaşı) olarak geçmiş ve zamanımıza kadar devam etmiştir. 639 yı lında Şam ordusu komutanı İyad b. Ganem tarafından Urfa ve Harran'dan sonra ele geçirilmiştir. Bizans İ mparatoru I.Ioannes Çimişkes, 959 yılında Diyarbakır ve Nusaybin'i ele geçirdikten sonra Ceylanpınar'ı da yağma ve tahrip etmiştir. Yöre, Ocak 1394 yılında Suriye Seferi'ne giden Timur'un da yağma ve tahribine maruz kalmıştır. 1921 yı lında Türkiye-Suriye sınırı çiziminden sonra ülkemizde kalan kısmına ceylanlarının çokluğundan dolayı Ceylanpınar adı verilmiş ve 1981 yılında ise ilçe yapılmıştır. İl merkezine 141 km . uzaklıkta olan ilçenin 32 köyü vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre, nüfusu 53.873' tür.
    ...Devamını Oku
    İlçe. M.Ö. 855 yılında Asur Kralı III. Salmanassar tarafından zapt edildiği zaman " Ş itamrat" adı nı taşıyordu. Yunanlılar bunu değiştirerek " Urima " adı nı vermişlerdir. Süryaniler ise, ilçe için " Kal‘a Rhomeyta " ve " Hesna d'Romaye " adlarını kullanmışlardır. Arapları n eline geçtikten sonra " Kal‘at-ül Rum " adı takılmıştır. XI. Yüzyılda Bizanslıların eline geçince bu kez " Romaion Koyla " adı nı almıştır.1280 yı lında Bey sari komutasındaki Memluk Ordusu tarafından kuşatılmış, sonuç alınamayınca, şehirdeki Hıristiyan mahalleleri beş gün süre ile yağmalanmıştır. 1290 yılında bu kez Memluk Sultanı Eşref tarafından fethedildi ve son kez Memlükler tarafından tamir edilen şehre " Kal‘at-ül Müslimin " adı verildi. Yavuz Sultan Selim zamanı nda Osmanlılara geçen ilçe, günümüzde de kullanılan " Urumgala " ve " Rumkale " adları nı alarak 1954 yılında ilçe haline getirilmiştir. İl merkezine uzaklığı 120 km .dir. Yukarı Göklü adlı bir kasabası, 35 köyü ve 34 mezrası vardır. 2000 yılı Nüfus sayımına göre, ilçenin nüfusu 1.645'tir.
    ...Devamını Oku
    Şanlıurfa'nın 44 km . güneydoğusunda bulunan ve her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilen tarihi ilçemiz, kendi adıyla anılan ovanın merkezinde kurulmuştur. M.Ö.II. bin ba şlar ı na ait Kültepe ve Mari tabletlerine Harran adına ilk kez rastlanmıştır. Bu tabletlerde " Har-ra-na " veya " Ha-ra-na " şeklinde geçer. Kuzey Suriye'de bulunan Ebla tabletlerinde ise, Harran'dan " Ha-ra-an " olarak bahsedilir. Harran adı , Sümerce ve Akadça " Seyahat- Kervan " anlamı na gelen " Ha-ra-nu " dan gelmektedir. Harran, Asur ve Keldani dillerinde " Yol ", Arapça'da sıcaklık anlamına gelen " harr " kelimesinden sıcak anlamına gelir. Harran, tarihin en eski dönemlerinden beri büyük bir ticaret şehri: Ay, Güneş ve Gezegenlerin kutsal say ı ldığı eski Mezopotamya putperestliğinin, Sabiliğin en önemli merkezidir. Harran, tarih boyunca Babil, Keldani, Asur, Hitit, Med, Pers ve İ skender Krallığının yönetiminde kalmıştır. Daha sonra ise, sırayla Roma, Bizans, Emeviler, Abbâsiler, Hamdâniler, Nûmeyriler, Selçuklular, Zengiler, Eyyûbiler Memluklar ve Osmanlıların yönetimine girmiştir.
    ...Devamını Oku
    İlçenin tarihi geçmişi ile ilgili bilgiler çok geç yerleşilen bir bölge olduğu için fazla değildir. İlçede ilk yerleşmenin Osmanlılar döneminde 1820 yılında Hacı Musa adında bir Türkmen aşiret reisi tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. Hilvan adı nın kimler tarafından ne zaman verildiği ve ne anlama geldiği belli değildir. Uzun süre Karacurun olarak da adlandırılan Hilvan, 1927 yılında Şanlıurfa'ya bağlanarak ilçe yapılmıştır. il merkezine uzaklığı 56 km .dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre, nüfusu 16.205'tir. 2 bucağı, 57 köyü ve 109 mezrası bulunur.
    ...Devamını Oku
    Yörede yapı lan arkeolojik kazılar, ilçenin M.Ö.3000 yıllarına ait bir yerleşim yeri olduğunu kanıtlamıştır. Hurri-Mitanni, Hitit, Arami, Asur, Keldani, Med ve Pers egemenliğine geçen ilçe, M.Ö.331'de Büyük İskender'in istilasına maruz kalmıştır. M.Ö.305'de Seleukoslar'ın eline geçen yöre, Müslümanlar tarafından fethedilinceye kadar Edessa, Roma, Bizans ve Sasani krallıkları arasında el değiştirmiştir. 640 yı lında Şam ordusunca fethedilen Siverek, 660'da Emeviler, 750'de ise Abbasilerin eline geçmiştir. 1065–1066 yı llarında Selçuklu hâkimiyetine giren ilçe uzun bir zaman Bizanslıların hâkimiyeti altında kalmıştır. XI. yüzyıl sonunda Urfa Haçlı Kontluğu, 1182'de de Eyyubiler'in hâkimiyetine giren ilçe, 1400 yı lında Timur tarafından zapt edilmiştir. 1451 yı lında Safevi hâkimiyetine giren Siverek, 1517'de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Eski kaynaklarda ilçeye verilen isimler; Sevaverak, Sebabarak, Sebabarok, Sevaverag, Severags ve Suveyda'dı r. Osmanlı döneminde Diyarbakır vilayetine bağlı bir kaza olan Siverek, 1926 yılında Urfa'ya bağlanarak ilçe haline getirilmiştir. 6 Bucak, 98 köy ve 375 mezrası vardır. İl merkezine uzaklığı 91 km 'dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre, nüfusu 172.067'dir.
    ...Devamını Oku
    Eski çağların önemli ticaret yollarından biri, Harran'dan sonra buradan geçiyordu. M.Ö. III. yüzyılda Urfa bölgesinde kurulan Osrhoene Eyaleti'nin önemli bir Şehri idi. Anthemusia veya Batnai adını taşıyordu. Latin kaynakları nda ilçenin adı Sororgia olarak geçer. Araplar tarafından Saruğ, Saruc ve Seruc olarak adlandırılmıştır. I.Seleukos Nikator tarafı ndan M.Ö.302 yılında bölgemizde yeniden kurulan yerleşim yerleri arasında Suruç'ta bulunuyordu. 639 yı lında Şam ordusu tarafından Urfa ve Harran'dan sonra ele geçirildi. 1517 yı lında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Suruç, Osmanlı döneminde Halep vilayetinin Urfa sancağına bağlı iken, 1923 yılında Urfa' ya bağlanarak ilçe haline getirilmiştir. İll merkezine uzaklığı 45 km 'dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre, nüfusu 44.100'dür. 1 Bucağı , 11 Nisan (Aligör) isimli beldesi, 77 köyü ve 153 mezrası bulunmaktadır.
    ...Devamını Oku
    Hurri-Mitanni, Hitit, Asur, Med-Pers ve Keldani hâkimiyetlerini gören ilçe, M.Ö 331'de Makedonya imparatorluğ una, M.Ö 163'te de Roma idaresine girmiştir. Bizans imparatorluğ unun ilk dönemlerinde Tella (Tepe) olarak tanınıyordu, sonra imparator Konstantin tarafından bazı şehirlerin adları değiştirildi. İlçeye de Konstantina veya Konstantina adı verildi. 640 yılında Şam ordusu tarafından fethedilmiş ve Tell-Muzin adını almıştır. Sonraki dönemlerde yine Araplar tarafından Tell-Mavzen ve Tell-Mavzelath isimleri de kullanılmıştır. 660 yı lında Emeviler, 750 de Hamdaniler ve Abbasiler arasında el değiştiren Viranşehir, Türkmenler tarafından son kez kurulmuş ve Ören şehir adını almıştır. Ancak 1258'de Hülagu ve 1400 yılında da Timur tarafından yağma ve büyük ölçüde tahrip edilerek viran bir hale getirilmiş ve bu haliyle Osmanlı dönemine ulaşmıştır. 1517 yı lında Osmanlı topraklarına katılan şehir 1792'den sonra Mardin'e, 1924 yılında da Urfa'ya bağlanarak ilçe haline getirilmiştir. İl merkezine 90 km . uzaklıktadır. 2000 genel nüfus sayımına göre nüfusu 137.618 'dir. 1 bucağı , 98 köyü ve 204 mezrası vardır.
    ...Devamını Oku
      Karayolu
      Şanlıurfa'dan Bütün illere direk seferler vardır.
      ...Devamını Oku
      Havayolu
      Şanlıurfa -Ankara Şanlıurfa -İstanbul uçuşları her gün vardır
      ...Devamını Oku
      Demiryolu
      Şanlıurfa (Akçakale-Gaziantep-İskenderun ve Şanlıurfa (Akçakale)- Gaziantep-Ankara-İstanbul hattı mevcuttur.
      ...Devamını Oku

      Konum Bilgileri

      Fotoğraflar TÜMÜ

      T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı © Tüm hakları saklıdır.